Mülki İdare Amiri

a-) Surlar

İstanbul’un meşhur surları tarihte dört defa yapılmıştır. Surlar üzerinde 400 kule, 500 kapı bulunuyor. Kara surları 6 bin 800 m, Marmara surları 8 bin metre ve Haliç surları 5 bin metredir. Langa, Davutpaşa, Samatya, Narlıkapı, Yaldızlı, Yedikule, Belgrat, Silivrikapı, Sıgma, Mevlevihane, Topkapı, Sulukule, Edirnekapı, Kostantin, Eğrikapı, Ayvansaray, Balat, Fener, Yenikapı, Aiya, Yeni Aya, Cibali, Ayazma, Zindan, Balıkpazarı ve Yeni Cami kapıları surların meşhur kapılarıdır. Marmara ve Haliç surlarının büyük kısmı yıkılmıştır. Yarıdan fazlasının yıkık vaziyette olduğu kara surlarının bir bölümü aslına uygun olarak tamir ettirilmiştir.
Anadolu Hisarı: Boğaz’ın Anadolu yakasında Sultan Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. Akça Hisar, Yeni Kale ve Güzelce Hisar isimleriyle anılmıştır. Boğazın bekçisi durumunda olup, üç ana kuleden ibarettir.
Rumeli Hisarı: Boğazın Avrupa yakasında Fatih Sultan Mehmet yaptırmıştır. Kendisi ve paşalar taş taşıyarak inşaatta çalıştılar. Hisarın planı İslam Peygamberi Muhammed isminin yazılışı şeklindedir. 17 kulesi vardır. Yüksekliği 22 metredir. Sanat ve mimari bakımında şaheserdir.

b-) Saraylar

Topkapı Sarayı: İstanbul’un Fethi’nden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından 1466 da yaptırılmaya başlanan saray, 1478 yılında bitirilmiştir. 699 dekar yer kaplayan sarayın çeşitli bölümleri vardır. Saraya, sahildeki saltanat kapısındaki kule ve önlerindeki toplar sebebiyle “Topkapı” denmiştir.

Dolmabahçe Sarayı
19. asırda dünyada yapılan sarayların en meşhurudur. Sarayın bulunduğu yerdeki koy, Sultan I. Ahmet ile Sultan İkinci Osman devirlerinde doldurularak burada Çinili Köşk ismiyle bir kasır yaptırıldı. Daha sonra aynı yerde Sultan Üçüncü Selim tarafından Beşiktaş Sarayı yaptırıldı. Sultan Abdülmecid bu sarayı yıktırarak 1851′de Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmaya başladı. Yapımı beş sene süren bu sarayda, 200 oda ve 8 büyük salon vardır. Dünyanın en büyük balo salonu ve 4,5 ton ağırlığındaki paha biçilmez avizesi çok meşhurdur. Mermerleri, Marmara Adası’ndan getirilmiştir.

Çırağan Sarayı
Beşiktaş’ta deniz kıyısında Yıldız Parkı’nın karşısındadır. Sultan Abdülaziz tarafından 1871′de yaptırılmıştır. Mermer işçiliğiyle meşhur olan saray, 1910′da yanmış ve uzun seneler metruk olarak kalmıştır. Yakın geçmişte aslına uygun olarak restore edilen saray, günümüzde turistik otel olarak kullanılmaktadır.

Yıldız Sarayı
Beşiktaş’ta Yıldız Camii’nin karşısındadır. Sultan Abdülaziz 1866′da yaptırmıştır. Çok geniş bir koruluğun içinde yer alan saray, çeşitli köşklerden meydana gelmiştir. Bayezid, Topkapı ve Dolmabahçe saraylarından sonra Osmanlı sultanlarının oturduğu dördüncü saraydır. Sekiz sultana mesken olan bu saray, bir sanat abidesidir.

Beylerbeyi Sarayı
Boğaziçi’nin pırlantası olan bu saray, Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır. Sarayın doğu duvarları ve içyapısı çok süslemelidir. Havuzlu salonu, set biçiminde düzenlenmiş bahçesi ve değerli eşyaları ile meşhurdur.

İbrahim Paşa Sarayı
Kanuni Sultan Süleyman’ın eniştesi İbrahim Paşa’nın düğün hediyesi olarak verdiği bu saray, daha sonraları kışla ve okul olarak kullanılmıştır. Sultanahmet semtinde bulunan saray, son senelerde tamir edilip, Türk-İslâm Eserleri Müzesi olmuştur.

Tekfur Sarayı
Edirnekapı, Kariye Camii yakınında olup, harabe halindedir. Bizans dönemine aittir.

c-) Köşkler-Kasırlar

Aynalıkavak Kasrı

Aynalı Kavak Yazlık Köşkü 18 inci yüzyılda yapılmış ve birçok kez restore edilmiştir. Bir kısmı Venediklilerden hediye aynaları nedeniyle bu ismi aldığı sanılmaktadır. Haliç üzerindeki saray, geleneksel Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.

Florya Deniz Köşkü
Cumhuriyet döneminde cumhurbaşkanlarının yazlığı şeklinde kullanılmıştır. Marmara Denizi’ne T biçiminde uzantısı ile bu köşk, 1935’de inşa edilmiştir. Erken 20 inci yüzyıl mobilyalarından en iyi örneklerin görülebildiği bir sergendir. Atatürk burada kalan ilk cumhurbaşkanıdır.

Ihlamur Kasrı
19 uncu yüzyılda yaptırılan Ihlamur Köşkü ismini bahçesinde yetişen ıhlamur ağaçlarından almıştır.

Küçüksu Kasrı
Yazlık olarak kullanılan saray, 19 uncu yüzyılın ortasında I. Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır.

Malsak Kasrı
Sultan Abdülaziz tarafından av evi olarak tasarlanan Maslak Köşkü, 19 uncu yüzyıl Osmanlı süsleme sanatının kayda değer en güzel örneklerini taşımaktadır.

Merasim Köşkü
Resmi törenler için kullanılmakta idi. Sultanın maiyetini, bazı hallerde de saraydan gezinti için ayrıldıklarında haremini barındırmıştır.

d-) Camiler
Eyüp Sultan Camii ve külliyesi: Fatih Sultan Mehmed’in emriyle 1453-1459 yılları arasında Eshab-ı kiramdan Ebu Eyyub el-Ensari’nin kabri yanında yaptırılmıştır. Külliye; cami, türbe, medrese, imaret ve çifte hamamdan meydana gelmektedir. Çeşitli zamanlarda tamir görmüştür. Senenin her gününde, bilhassa Ramazan ayında ziyaretçilerle dolup taşan, bu türbe ve cami, yalnız İstanbul’un değil, Türkiye’nin hatta İslam dünyasının dini ziyaret merkezlerinden biridir.

Fatih Camii ve külliyesi: Fatih Sultan Mehmet tarafından 1463-1471 seneleri arasında yaptırılmıştır. Külliye; cami, medreseler, darüşşifa, tabhane, imaret, sıbyan mektebi, kitaplık, hamam, saraçlar çarşısı ve çeşitli türbelerden meydana gelmiştir.
Fatih Külliyesi, İstanbul Üniversitesi’nin ilk çekirdeğidir. Buradaki medreselerde hazırlık dersleri görüldükten sonra, medresede yüksek tahsil yapılırdı. Kütüphanesinde Osmanlı devrine ait el yazma ve basma 10 bin eser vardır. Bu eserler bugün Süleymaniye Kütüphanesi’nde okuyucuya açıktır.

Mahmut Paşa Camii ve külliyesi: Mahmutpaşa semtinde sadrazam Mahmud Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami; türbe, hamam, medrese, sıbyan mektebi, mahkeme, çarşı ve imaretten meydana gelmiştir. Çeşitli zamanlarda tamir gören külliyenin günümüze sadece cami, türbe, han, medresenin dershanesi ve hamamının bir bölümü ulaşmıştır.
Mihrimah Sultan Camii ve külliyesi: Edirnekapı’da Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Cami, medrese, sıbyan mektebi, hamam, türbeden ve dükkanlardan meydana gelmiştir. 1894 ve 1999 depremlerinde zarar görmüş ve tamir edilmiştir.

Sultan Selim Camii ve külliyesi: Fatih’te Haliç’e bakan bir tepe üzerinde 1522′de yapılmıştır. Cami inşaatını Yavuz Sultan Selim başlatmış, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlatmıştır. Külliye; cami, tabhane, imaret, sıbyan mektebi, hamam, türbe ve medreseden meydana gelmiştir. Medrese, imaret ve Ayşe Hatun Türbesi yıkılmıştır. Diğer kısımları günümüze kadar gelmiştir. Caminin kıble istikametinde Yavuz Sultan Selim Han’ın türbesi bulunur.

Haseki Camii ve külliyesi: Aksaray’dan Silivrikapı’ya giden cadde üzerindedir. 1551′de Haseki Hurrem Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, sıbyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşmeden meydana gelmiştir. Darüşşifa, dispanser olarak kullanılmaktadır. Sultan I. Ahmed 1612′de camiyi genişletmiştir.

Davutpaşa Camii ve külliyesi: Davutpaşa semtindedir. 1485′te Fatih Sultan Mehmed ve Sultan İkinci Beyazıt devri vezirlerinden Davud Paşa yaptırmıştır. Külliye; cami, medrese, türbe, imaret, sıbyan mektebi, mahkeme, çeşme ve hamamdan meydana gelmiştir. Medrese yıkık vaziyettedir. 1894 depreminde imaret, mahkeme ve mektep kısmı yıkılmıştır.

Kara Ahmed Paşa Camii ve külliyesi: Topkapı’da, Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından Kara Ahmed Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese ve sıbyan mektebinden meydana gelmektedir.

İbrahim Paşa Camii ve külliyesi: Silivrikapı’da Sadrazam İbrahim Paşa tarafından 1551′de Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Geniş bir avlu içinde cami, türbe, sıbyan mektebi, hamam, şadırvan ve çeşmeden meydana gelmektedir. Kapılardaki ahşap geometrik geçme ve fildişi kakma işçiliği çok güzeldir. Şadırvan, cami, türbe, çeşme dışındaki kısımlar yıkılmıştır.

Hekimoğlu Ali Paşa Camii ve külliyesi: Davutpaşa semtinde, Hekimbaşı Nuh Efendi’nin oğlu ve Sultan I. Mahmud’un sadrazamlarından Ali Paşa tarafından 1734′te yaptırılmıştır. Külliye; kütüphane, zaviye, türbe, sebil ve çeşmeden meydana gelmiştir. Devrinin güzel çinileri ile süslüdür.

Cerrahpaşa Camii ve külliyesi: Cerrahpaşa semtinde saray cerrahı iken sadrazam olan Mehmed Paşa tarafından 1593′te yaptırılmıştır. Mimarı Davud Ağa’dır. Cami, medrese, türbe, hamam, çeşmeden meydana gelen külliyeden günümüze sadece hamam ulaşmamıştır. Amcazade Hüseyin Paşa Camii ve külliyesi: Fatih’te Saraçhane başında Amcazade Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, kütüphane, çeşme, dükkanlardan meydana gelmiştir.

Zal Mahmud Paşa Camii ve külliyesi: Eyüp’te vezirlerden Zal Mahmud Paşa ile eşi Şah Sultan tarafından 16. asır ortalarında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Cami, iki medrese, türbe ve çeşmeden meydana gelen küçük bir külliyedir.

Koca Mustafa Paşa Camii ve külliyesi: Cerrahpaşa semtindedir. Sultan İkinci Bayezid’in sadrazamı Koca Mustafa Paşa tarafından Haghios Andreas Kilisesi camiye çevrilerek kurulmuştur. Ekmekçizade Ahmed Paşa bazı ilaveler yaptırmıştır. Külliye; cami, tekke, şadırvan, medrese ve imaretten meydana gelmiştir.

Mihrimah Sultan Camii ve külliyesi: Üsküdar iskele meydanındadır. İskele Camii de denir. Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, sıbyan mektebi, imaret, hamam, kervansaray, ambar, muvakkithane, çeşme ve türbeden meydana gelmektedir. Bunlardan cami, türbe, medrese, sıbyan mektebi, çeşme ve hamam sağlamdır. Medrese, sağlık merkezi; sıbyan mektebi ise çocuk kitaplığı olarak kullanılmaktadır.

Eski Valide Sultan Camii ve külliyesi: Üsküdar Toptaşı’ndadır. Sultan II. Selim Han’ın eşi ve Sultan Üçüncü Murad Han’ın annesi Nurbanu Valide Sultan tarafından 1577-1583 arasında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, darüşşifa, kervansaray, tabhane, imaret ve darulkurra dan meydana gelmiştir.

Şemsi Paşa Camii ve külliyesi: Üsküdar da Şemsipaşa semtinde, deniz kıyısındadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Şemsi Paşa, Mimar Sinan’a yaptırmıştır. Külliye; cami, türbe ve medreseden meydana gelmiştir. Medrese 1953′ten beri kütüphane olarak kullanılmaktadır.

Çinili Camii ve külliyesi: Üsküdar’da Toptaşı semtindedir. Kösem Mahpeyker Sultan tarafından 1640′ta Mimar Kasım Ağa’ya yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, sıbyan mektebi, çeşme, şadırvan, sebil, çifte hamam ve mezarlıktan meydana gelmiştir. Cami duvarları beyaz üstüne çeşitli renkte çiçek motifli çinilerle süslüdür.

Yeni Valide Camii ve külliyesi: Üsküdar iskelesi meydanının güneyindedir. 1708-1710 arasında Sultan 3. Ahmed’in annesi Gülnuş Emetullah Sultan tarafından yaptırılmıştır. Külliye; cami, sıbyan mektebi, muvakkithane, imaret, çeşme, türbe ve dükkanlardan meydana gelmektedir.

Beylerbeyi Camii ve külliyesi: Beylerbeyi İskelesi’nin ilerisinde, deniz kıyısındadır. Sultan I. Abdülhamid tarafından yaptırılmıştır. Mimarı Mehmed Tahir Ağa’dır. Külliyesinde; cami, sıbyan mektebi, imaret, hamam, muvakkithane ve çeşme bulunmaktadır. Muvakkithane ve çeşme Sultan II. Mahmud tarafından eklenmiştir. 1984′de geçirdiği yangında caminin kubbesi çöktü. Eskisine uygun olarak yeniden tamir edildi. Diğer ismi Hamid-i Evvel Camii’dir.

Süleymaniye Camii ve külliyesi: Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından 1549-1556 arasında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; cami, dört medrese, türbeler, türbedar dairesi, darülhadis, darüttıp, darüşşifa, bimarhane, darülkurra, sıbyan mektebi, imaret, konukevi, han, hamam, kütüphane ve birçok dükkandan meydana gelmektedir. Cami dış görünüşü ve iç süslemeleri ile Türk mimarlık sanatının şaheseri ve dünyanın başta gelen bir sanat abidesidir. Kütüphanesinde bulunan 53 bin 332 el yazma, 25 bin 673 basma eser Cumhuiyet devri öncesine aittir.

Şehzade Camii ve külliyesi: Şehzadebaşı semtindedir. Kanui Sultan Süleyma Han tarafından 22 yaşında ölen oğlu Şehzade Mehmed hatırası için 1543-1548 arasında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, imaret, tabhane, fırın ve türbeden meydana gelmiştir. Medrese, kız öğrenci yurdu; tabhane ise Vefâ Lisesi’nin laboratuvarı olarak kullanılmaktadır.

Yeni Valide Camii ve külliyesi: Eminönü meydanındadır. Sultan III. Mehmed’in annesi Safiye Sultan’ın emri ile 1597′de temelleri atılan caminin yapımı, III. Mehmed Han’ın ölümü üzerine elli sene durdu. Sultan Dördüncü Mehmed’in annesi Hadice Turhan Sultan tamamlattı ve 1633′te ibadete açıldı. Külliye; cami, hünkar kasrı, darülkurra, sıbyan mektebi, arasta, sebil, çeşme ve kütüphaneden meydana gelmiştir. Hünkar kasrı günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

Sultan Ahmet Camii ve külliyesi: Sultanahmet Meydanı’nda, Sultan I. Ahmet tarafından 1609-1616 arasında Mimar Sedefkar Mehmet Ağa’ya yaptırılmıştır. Külliye; cami, hünkar kasrı, sıbyan mektepleri, medrese, arasta, darüşşifa, tabhane, imaret ve türbelerden meydana gelmektedir. Caminin içi 21 bin 43 çini ile süslüdür. Batılılar tarafından “Mavi Cami” olarak anılır. Altı minaresi vardır.

Bayezid Camii ve külliyesi: Bayezid Meydanı’nda Sultan İkinci Bayezid tarafından 1501-1506 arasında yaptırılmıştır. Külliye; cami, mektep, türbeler, tabhane, kervansaray, medrese ve hamamdan oluşur. Günümüzde medrese; Belediye Kitaplığı, imaret ise Beyazıt Devlet Kitaplığı olarak kullanılmaktadır. Kütüphanesinde 240 bin 500 basma ve 10 bin 698 el yazması eser vardır.

Nuruosmaniye Camii ve külliyesi: Kapalıçarşı’nın kuzeyindedir. Külliyenin inşasına Birinci Mahmud Han başlamış, 1755′te Üçüncü Osman devrinde tamamlanmıştır. Külliye; cami, medrese, imaret, kütüphane, sebil, çeşme ve dükkanlardan meydana gelmiştir. Asıl adı Nûr-ı Osmanî’dir. Kütüphanesinde 10 bin el yazması ve 6 bin basma eser vardır.

Laleli Camii ve külliyesi: Laleli semtinde, Ordu Caddesi üzerindedir. Sultan Üçüncü Mustafa tarafından 1759-1763 arasında Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya yaptırılmıştır. Barok üslubunda yapılmış olan külliye; cami, sebil, türbe, mumhane, sipahiler hanı, çarşı, çeşme ve muvakkıthaneden meydana gelmiştir. Medrese günümüze ulaşmamıştır.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii ve külliyesi: Çarşıkapı’dadır. Külliyenin inşası, 1681 yılında Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından başlatılmış, 1690′da oğlu Damat Ali Paşa tarafından tamamlanmıştır. Külliye; cami, medrese, sıbyan mektebi, sebil ve türbeden meydana gelmektedir. Taş işçiliği, oymacılık ve dökümcülük sanatı bakımından şaheserdir.

Sokullu Mehmet Paşa Camii ve külliyesi: Sultanahmet Meydanı’nın alt yanındadır. Sadrazam Mehmet Paşa adına hanımı İsmihan Sultan tarafından 1572′de Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; medrese, cami, tekke ve şadırvandan meydana gelmektedir. Orta kapısı, mihrabı ve minber kapısı üstlerinde birer Hacer-ül-Esved taşı parçaları vardır.
Atik Ali Paşa Camii ve külliyesi: Çemberlitaş’ta Sultan İkinci Beyazıt’ın sadrazamlarından Ali Paşa 1497′de yaptırmıştır. Külliye; cami, medrese, sıbyan mektebi, imaret, türbe, çeşme ve elçi hanından meydana gelmektedir. Elçi hanı ve imaret yıkılmış, medrese ilk yapıldığı şeklini kaybetmiştir.

Köprülü Mehmed Paşa Camii ve külliyesi: Divanyolu’nda Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1661′de yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, türbe, çeşme, sebil, kitaplık, han ve dükkanlardan meydana gelmekte olup, geniş bir yer kaplamaktadır.
Kılıç Ali Paşa Camii ve külliyesi: Tophane Meydanı’nda donanma komutanı Kılıç Ali Paşa tarafından 1580′de Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Cami, medrese, hamam, türbe ve sebilden meydana gelen külliye çeşitli zamanlarda tamir görmüştür. Medrese kısmı Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından kullanılmaktadır.

Çorlulu Ali Paşa Camii ve külliyesi: Çarşıkapı’da Divanyolu Caddesi üzerindedir. 1708′de Çorlulu Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Külliye; medrese, cami, kütüphane ve şadırvandan meydana gelmiştir. Külliyenin mimarisi ve kalem işlerinde barok üslubunun etkisi görülür.

Damat İbrahim Paşa Camii ve külliyesi: Şehzadebaşı’nda Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 1720′de yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, sebil, kütüphane ve mezarlıktan meydana gelmektedir. Külliyenin kalem işi süslemeleri Lale Devri özelliklerini göstermektedir.

Hırka-ı Şerif Camii: Fatih Atikali semtindedir. Sultan Abdülmecid tarafından 1850′de yaptırılmıştır. Planı, Peygamberimizin, Veysel Karani’ye hediye ettiği Hırka-i Şerif’in muhafazasına uygun olarak yapılmıştır. Mihrap ve minber kırmızı somaki mermerdendir.
Aziz Mahmud Hüdayi Camii: Üsküdar’da Hüdai Sokağı’ndadır. 1855′te Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır. Yanında büyük İslam alimi Aziz Mahmud Hüdayi ile yakınlarının türbe ve kabirleri vardır.

Selimiye Camii: Selimiye Kışlası karşısındadır. Sultan Üçüncü Selim tarafından 1803′te yaptırılmıştır. Caminin içi mermer, ağaç oyma ve nakış işçiliği bakımından zengindir. Yanında okul, muvakkıthane ve hamam vardır.
Rüstem Paşa Camii: Eminönü’nde Hasırcılar Çarşısı’nda sadrazam Rüstem Paşa tarafından 1560′ta Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Altında 16 dükkan bulunan cami, Osmanlı çini işçiliğinin en zengin örneklerine sahiptir.
Hamidiye (Yıldız) Camii: Beşiktaş’ta Yıldız Sarayı yakınında Sultan İkinci Abdülhamid Han tarafından 1886′da yaptırılmıştır. Planını ve süslemelerinden bir bölümünü Sultan bizzat kendisi yapmıştır. İkinci Abdülhamid, Cuma namazlarını ve bayram namazlarını burada kılar ve muayede denilen bayramlaşma burada yapılırdı.
Dolmabahçe Camii: Dolmabahçe Sarayı’nın yan tarafında Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından yapımı başlatılmış, 1852′de Sultan Abdülmecit tarafından tamamlanmıştır. Cami ampir ve barok mimarisinin karışımıdır. Aşırı süslemesi ile ilgi çekmektedir.
Ortaköy (Büyük Mecidiye) Camii: Ortaköy İskelesi yakınındadır. Sultan Abdülmecit tarafından 1853′te yaptırılmıştır. Çeşitli zamanlarda tamir görmüştür. Barok mimari tarzına göre yapılmıştır.
Teşvikiye Camii: Şişli Teşvikiye’de Sultan Abdülmecit tarafından 1854′te yaptırılmıştır. Son devir Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan caminin tavanı renkli nakışlarla süslüdür.
Nusretiye Camii: Tophane’de Sultan İkinci Mahmut tarafından 1826′da imar ettirilmiştir. Bu caminin yerinde Sultan Üçüncü Selim’in yaptırdığı Tophane-i amire Arabacılar Kışlası Camii vardı. Bu cami yanınca yerine Nusretiye Camii inşa edilmiştir. Cami, Barok üslubuna göre yapılmıştır. Caminin iç duvarlarındaki Amme suresini meşhur hattat Rakım Efendi yazmıştır.
Valide Camii: Aksaray’da Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından 1869-1871 arasında yaptırılmıştır. Camide gotik, klasik ve Hint mimari üsluplarının tesiri görülür.
Emirgan Camii: Boğaziçi’nde Emirgan semtindedir. Sultan Birinci Abdülhamid tarafından 1782′de yaptırılmıştır. Caminin yanında Hünkar Dairesi bulunmaktadır. Köşesindeki muvakkıthane, Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır.
Arap Camii: İstanbul’un fethi için 714 yılında gelen hazret-i Mesleme tarafından Beyoğlu semtinde Haliç kenarında yaptırılmıştır. Emevi ordusu Şam’a geri dönünce, Dominiken rahipleri burasını kilise haline getirdilerse de, Dördüncü Murat zamanında tekrar camiye çevrilmiştir. Sultan Birinci Mahmut’un annesi Saliha Sultan, bu camiye şadırvan ve ilaveler yaptırmıştır.
Bali Paşa Camii: Fatih’te Bali Paşa Caddesi üzerindedir. 1504′te İkinci Beyazıt’ın kızı Hüma Hatun tarafından eşi Sadrazam Bali Paşa adına yaptırılmıştır. 1894 zelzelesinde çöken kubbesi, 1939′da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tekrar yaptırılmıştır. Tek şerefeli minaresi sağdadır. Kesme taştandır.

Ağa Camii: Beyoğlu İstiklal Caddesi üzerinde olup, 1597′de Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Tek kubbeli olan caminin saçakları işlemelidir. İç duvarlar mavi, pencere içleri yeşil Kütahya çinileriyle kaplıdır. Mihrabı taştan, minberi ise oymalı tahtadır.
Cihangir Camii: Fındıklı sırtlarında Boğaz’a nazır bir tepe üzerindedir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından oğlu Şehzade Cihangir adına 1559′da Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Altı yangın geçiren cami, 1889′da İkinci Abdülhamit tarafından yeniden yaptırılmıştır. İki minaresi olan cami, barok üslubundadır.

Fındıklı Camii: Fındıklı’da deniz kıyısında İstanbul kadısı Molla Mehmet Çelebi tarafından 1589′da Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Sanat değeri çok yüksektir.

İskender Paşa Camii: Fatih’te Sofular Mahallesi’ndedir. Sultan İkinci Beyazıt’ın vezirlerinden İskender Paşa tarafından 1505′te yaptırılmıştır. Çeşitli dönemlerde tamir görmüştür. Terkim Mescidi de denir.

Ayazma Camii: Üsküdar’da Kızkulesi karşısında tepe üzerinde Sultan Üçüncü Mustafa tarafından 1760′ta yaptırılmıştır.

Kiliseler ve Sinagoglar
İstanbul’da toplam 100 dolayında kilise olduğu biliniyor. Birçoğu faal durumda olmayan bu kiliseler, Katolik, Ortodoks, Anglikan veya Protestan kiliseleridir. Neredeyse tamamı Bizans döneminden kalma olan Rum Ortodoks Kiliseleri çoğunluktadır. Sayı olarak daha sonra Ermeni ve Katolik kiliseleri gelir.
Bazı kiliseler şunlar: Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi (Fener), Aya İrini (Topkapı), Kyriaaki (Kumkapı), Thedoros (Yenikapı), Panagia (Galatasaray), Trias (Taksim), Nikolaos (Büyükada), Surp Asdvadzadzin Meryemana İstanbul Ermeni Patrikhanesi (Kumkapı), Surp Kevork (Samatya), Surp Boğos (Büyükdere),Saint Benoit –Fransız-(Galata), Santa Maria-İtalyan-(Tünel), Pera Diriliş Kilisesi (Beyoğlu), Alman Protestan Kilisesi (Beyoğlu), İsveç Lu teran (Beyoğlu), Rus Ortadoks (Galata), Stevi Stefan Bulgar Ortadoks (Balat).
İstanbul’da günümüzde 20 sinagog bulunur. Bunlardan başlıcaları; Ahrida, Yanbol, Bakırköy, Caddebostan, Zülfaris, Çorapçı Han, Selaniko, Verya, Terziler, Avraam, Etz Ahaim, Hemtat ve Neva Şalom Sinegogu’ dur.

e-) Sarnıçlar-Su Kemerleri-Çeşmeler

Binbirdirek Sarnıcı
Hipodromun batısında yer alır. Yakın yıllarda temizlenerek yanından geçen yola bir galeri ile bağlanmıştır. 64 x 56 metre boyutundaki sarnıcın adı, yaptırıcısının adıyla Philoksenos diye anılmıştır. 4 yy. Büyük Konstantin devrinden kalma eserin 224 adet orijinal sütunundan 212 adedi günümüze gelmiştir.
Yerebatan Sarnıcı
Bizans Sarnıcı olarak da anılan sarnıç, Ayasofya’nın yakınındadır. Büyük salonun ince tuğla kemerleri 136 adet korint stili sutünla desteklenmektedir.
Mualla Kemeri
Mimar Sinan tarafından yapılan su kemerlerinden biridir. Alibey deresi vadisindedir. Orta kesimde 4 büyük kemer bulunur.
Uzun Kemer
Mimar Sinan’ın yaptığı kemerlerden biridir. Kemerburgaz’ın 1500 m kadar kuzeybatısındadır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaptırılmıştır.
Güzelce Kemer
Cebeci Köy Kemeri olarak da bilinen eser, Kanuni Sultan Süleyman devrinde Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Kemerburgaz’ın güneyindeki Cebeci Köyü’nün 1500 m. kadar doğusundadır.
Bahçeköy Kemeri
Sultan Mahmut Kemeri olarak bilinen kemer, Bahçeköy’den Büyükdere’ye doğru 1 km mesafededir. I. Mahmut zamanında 1731’de tamamlanmıştır.
Sultanhmet Çeşmesi (III.Ahmet Çeşmesi)
Topkapı Sarayı’nın Bab-i Hümayun kapısı önündedir. Binanın dört cephesindeki taş ve bronz işçiliği yazılar kadar tahta saçakların süsleri birer sanat şaheseridir. Çeşme klasik dönemin mütevazi çizgilerinden sıyrılmış, hatların zerafeti zenginlik ve güzelliği ile emsalleri arasında öne çıkmıştır.
Üsküdar III.Ahmet Çeşmesi
Üsküdar’da iskele meydanında yer alır. 1728’de yapılmıştır. Ahşap çatılı ve dört yüzlü bir meydan çeşmesi olup mimarlık, hattatlık taş işçiliği ve şiir sanatının bir şaheseridir.
Alman Çeşmesi
Sultanahmet meydanında parkın içindedir. Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul’u ikinci ziyaretinin anısı için bütün kısımları ile Almanya’da yapılmış, İstanbul’a getirilerek hazırlanan kemerlerin üzerlerine konmuştur. 20. nci yüzyılın ilk günü olan 1 Ocak 1901’de açılış töreni yapılan bu çeşmenin üç kubbesi altın mozaik kaplıdır.
Tophane Çeşmesi
Tophane Meydanındadır. 1732’de I. Mahmut tarafından Hassa Baş Mimarı Mehmet Ağa’ya yaptırılmıştır.
Beykoz İshak Ağa Çeşmesi
İstanbul’da Beykoz İlçesi’ndedir. Türkiye çapında en güzel çeşme anıtlarımızdan birisidir.
Ayazma Çeşmesi
Üsküdar’da Ayazma Camii avlusundadır. 18. yüzyılda III. Mustafa tarafından yaptırılan çeşme, devrin mimari özelliklerini taşır.
Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi
1732’de Sultan I. Mahmut tarafından annesi Saliha Sultan adına yaptırılmıştır.
Göksu Çeşmesi
Sultan III. Mustafa’nın eşi ve III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan tarafından yaptırılmıştır.
Esma Sultan Çeşmesi
1799 da III. Ahmet’in kızı Esma Sultan tarafından yaptırılmıştır. Meydan çeşmelerinin bir örneğidir.

f-) Bedestenler–Kuleler–Meydanlar–Anıtlar

Kapalı Çarşı
Dev ölçülü bir labirent gibi 60 kadar sokağı, üç binden fazla dükkanı ile dünyanın en eski ve büyük kapalı çarşısı olan eser, İstanbul’un merkezinde yer alır. 15. yüzyıldan kalma duvarlı bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı, sonraki yüzyıllarda gelişen sokakların üzerleri örtülerek ekler yapılarak bir alışveriş merkezi haline getirilmiştir.
Mısır Çarşısı
İstanbul’un ikinci kapalı çarşısıdır. IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından Yeni Cami’ye vakıf olarak yaptırılmıştır. Çarşıda 6 kapı vardır. Bunlardan 3’ü revak olup yapıyı daha da güzelleştirmektedir.
Bakırcılar Çarşısı
Beyazıt’taki bu eser, özellikle yabancıların dikkatini çekmektedir. Şimdiki İstanbul Üniversitesi Merkez Binası bahçesinin doğu ve kuzey duvarları yanında bir sıra dükkan halindedir.
Kız Kulesi
İstanbul’un sembolü olan Kız Kulesi, Boğaz girişindeki kayalık üzerine kurulmuş küçük şirin bir kuledir. Tarih içinde gözetleme kulesi deniz feneri olarak kullanılan kule günümüzde turizme tahsis edilmiştir. Batı kaynakları burayı sevgilisi Hera’ya kavuşmak için yüzerken boğulan Leander’in Kulesi olarak tanıtır. Bir diğer hikayeye göre de burası kızının yılan tarafindan sokulacağını rüyalarında gören Bizans İmparatorunun emniyette olması için kızını yerleştirdiği kule idi.
Galata Kulesi
Bizanslıların, Cenevizliler aleyhine hareketlerine karşılık bölgeyi saldırılardan korumak için Cenevizliler tarafından yapılmıştır. Kulede büyük sahanlığa kadar duvar içinde dönerek çıkan bir taş merdiven vardır. 1967 Yılında restore edilerek içine asansör konmuş, diğer katlarına da lokanta yapılmıştır.
Beyazıt Kulesi
Bugünkü İstanbul Üniversitesi merkez binasının bulunduğu yerdeki yapı (eski saray) II. Mahmut devrinde Milli Savunma Bakanlığı (Seraskerlik) olarak kullanılmıştır. Seraskerliğin avlusundaki ahşap kule, yangın gözcüleri için uzun süre varlığını sürdürmüştür. II. Mahmut daha güzelini yaptırtmak için bu kuleyi yıktırmıştır ve kitabesine göre onun emri ile 1828 yılında Serasker Hüseyin Paşa tarafından o devrin mimari özelliklerini yansıtan kagir bir kule yapılmıştır. 50 m yüksekliğindeki bu abide belirgin kütlesiyle kente karekteristik bir çizgi kazandırmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan yukarıdaki sahanlık, şehrin büyük bir kısmını kuşbakışı seyretme olanağı sağlar.
Beyazıt Meydanı
İmparator Teodosius devrinde MS. 393 yılında şehrin en büyük meydanı olarak inşa edilmiştir. Ortasındaki dev boyutlu zafer takının üzerinde yer alan bronz boğa başlarında dolayı buraya “Form Tauri” meydanı ismi verilmiştir. Üzerinde İmparatorun da heykeli yükselen zafer takından günümüze bir kaç mermer blok ve sütun kalmıştır. Kuzeyde Fatih’in yaptırdığı ilk sarayın yerinde İstanbul Üniversitesi bulunmaktadır. Üniversite girişi abidevi kapı ve bahçedeki yangın kulesi 19. yy yapılarıdır. Meydanı süsleyen ve adını veren 15. yüzyıl Beyazıt Camii kalabalık ve hareketli Kapalı Çarşının komşusu olup buraya ait külliyeden günümüze medrese hamam ve dükkanlar kalmıştır.
Hipodrom
Günümüze çok az kalıntıları ulaşan Roma devri önemli yapıları ve abideleri Hipodrom çevresinde inşa edilmiştir. “Büyük Saray” diye bilinen İmparatorluk Sarayı Hipodromun yanında başlar aşağılara deniz kenarına kadar uzanırdı. Bu saraydan günümüze bir büyük salonun yer mozaik panosu gelebilmiştir. Semt Bizans ve Türk devirlerinde de merkezi önemini devam ettirmiştir. İstanbul’un en önemli abideleri Ayasofya, Sultan Ahmet Camii, Türk İslam Eserleri Müzesi, Yere Batan Sarnıcı Hipodromun çevresindedir.
Theodosius Dikili Taş
Aslı eski Mısır eseridir. MÖ 1547 yıllarında Firavun III. Tutmosis (Toothmesis) adına Heliopolis’de dikilmiştir. Pembe granitten ve yekparedir. Üzerinde Hiyeroglif yazısı ile II. Tutmosis’in zaferleri yazılmıştır. 390 yıllarında Bizans İmparatoru Theodosius tarafından İstanbul’a getirilerek Hipodroma dikilmiştir. Kaidedeki kabartmalar üzerinde I. Theodosius, oğulları, karısı Arkedios Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülür. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikilişini gösteren tasvirlerde yeralır.
Gotlar Sütunu
Topkapı Sarayı dış bahçesinde Gülhane Parkı Sarayburnu girişinde bulunan ve Roma Devri’nden günümüze hiç değişikliğe uğramadan gelen çok eski bir abidedir. 3. veya 4. yüzyılda dikilmiş olan bu sütun yüksek kaide üzerinde 15 m. boyunda monolit mermerden ibarettir. Sütun başı, korint üslubunda kartal arması ile süslüdür. Gotlar’a karşı kazanılan zaferden bahseden kitabe satırlarından dolayı abide “Gotlar Sütunu” adıyla da anılır.
Çemberlitaş (Konstantin Sütunu)
MS 330’da Başkentin Roma’dan İstanbul’a nakli anısına kentin ikinci tepesindeki büyük oval bir meydan ortasında Konstantinin şerefine dikilmiştir. Çemberlitaş Sütunu olarak da bilinen bu abide, orijinalinden daha kısa olarak günümüze gelebilmiştir.
Yılanlı Sütun (Burmalı Sütun)
Bu sütun, Delphi’deki Apollon tağınağından 4.yüzyılda İstanbul’a getirilmiştir. İstanbul’daki en eski anıtlardan birisidir. Orijinalinin M.Ö. 409′ da yapıldığı bilinmektedir. Birleşmiş olan çeşitli Yunan sitelerinin Perslere galip gelmesi üzerine Pers ordusunun silahlarının eritilip dökülmesiyle meydana getirilmiştir.

Giriş Kartı ve Giriş İzni İşlemleri
İstanbul Resimleri
Canlı Kule Konuşmaları
Uçuş Bilgileri
  Geliş Gidiş
Dış Hatlar    
İç Hatlar    
İhbar Şikayet